Birçok şantiyede gün aynı cümleyle başlar:
“Bu iş acil.”
“Bugün mutlaka çıkması lazım.”
“Önce bunu halledelim.”
“Diğerlerini bekletin.”
Bir süre sonra fark edilir ki;
beton acildir,
imalat acildir,
revizyon acildir,
satın alma acildir,
hakediş acildir,
toplantı acildir,
mail acildir…
Ve aslında tam o noktada sistem sessizce çökmeye başlar.
Çünkü bir organizasyonda her şey öncelik haline geldiğinde, artık hiçbir şey gerçekten öncelikli değildir.
Aciliyetin Gerçek Tanımı Kayboluyor
Gerçekten “acil” olan işler çok sınırlıdır.
Örneğin:
• Geri dönüşü olmayan hatalar oluşturabilecek işler
• Tüm ekiplerin beklemesine neden olacak kritik darboğazlar
• Zincirleme gecikme yaratabilecek kararlar
• İş güvenliği riski taşıyan durumlar
• Şantiyeyi tamamen durdurabilecek teknik problemler
Bunlar gerçekten acildir.
Ancak sahada çoğu zaman “acil” etiketi;
planlama eksikliğini,
geç kalmış kararları,
koordinasyonsuzluğu
ve hazırlıksız yakalanmayı gizlemek için kullanılır.
Yani sorun işin kendisi değildir.
Sorun, işin zamanında düşünülmemiş olmasıdır.
Sürekli Acil Ortamı Şantiyeyi Nasıl Yavaşlatır?
Dışarıdan bakıldığında sürekli hareket halinde olan bir şantiye çok üretken görünür.
Telefonlar susmaz.
Toplantılar ardı ardına gelir.
İnsanlar sürekli bir yerlere yetişmeye çalışır.
Ancak bu görüntü çoğu zaman gerçek verimlilik değildir.
Çünkü sürekli acil ortamında çalışan ekipler:
• Bir işe tam odaklanamaz
• Sürekli yön değiştirmek zorunda kalır
• Başladığı işi tamamlayamaz
• Derin düşünemez
• Hata yapmaya başlar
Bunun sonucunda:
• Yarım işler çoğalır
• Revizyon sayısı artar
• Aynı iş tekrar tekrar yapılır
• Ekipler birbirini beklemeye başlar
• Gerçek üretim hızı düşer
Şantiye hızlanıyor gibi görünür ama aslında enerji kaybediyordur.
“Yangın Söndürme Kültürü” Oluşur
Bazı projelerde sistem tamamen reaksiyon üzerine kurulur.
Yani:
problem çıkar,
kriz oluşur,
sonra herkes aynı anda müdahale eder.
Bu kısa vadede “çözüm üretiyormuş” hissi verir.
Ama uzun vadede organizasyonun çalışma kültürünü bozar.
Çünkü ekip zamanla şunu öğrenir:
“Plan yapmaya gerek yok! Nasıl olsa son anda biri müdahale ediyor.”
Ve böylece kurum içerisinde görünmeyen ama çok tehlikeli bir yapı oluşur:
Yangın söndürme kültürü.
Bu kültürde insanlar:
• Önceden düşünmek yerine son dakikaya bırakır
• Sistem kurmak yerine kişilere bağımlı hale gelir
• Süreci yönetmek yerine krizi yönetmeye alışır
Bir süre sonra şirketin en değerli çalışanları bile sadece problem çözmeye çalışan operatörlere dönüşür.
Sürekli Acilin Psikolojik Maliyeti
Bu durum sadece zaman kaybettirmez.
İnsan psikolojisini de bozar.
Sürekli baskı altında çalışan ekiplerde:
• Karar alma cesareti azalır
• İnsanlar sorumluluk almaktan kaçınır
• Risk almak istemezler
• Savunma psikolojisi oluşur
• Herkes sadece “günü kurtarmaya” odaklanır
Özellikle teknik ekiplerde zihinsel kalite düşmeye başlar.
Çünkü kaliteli düşünce;
sakinlik,
odak,
ve zihinsel alan ister.
Sürekli baskı altında çalışan bir mühendis bir süre sonra:
“Doğru çözüm nedir?”
sorusunu değil,
“En hızlı nasıl çıkarız?”
sorusunu düşünmeye başlar.
Ve bu değişim projelerde görünmeyen ama çok pahalı sonuçlar üretir.
En Büyük Problem: Önceliklerin Bulanıklaşması
Birçok kişi hızın baskıyla oluştuğunu düşünür.
Oysa büyük projelerde gerçek hızın kaynağı:
• Net öncelik sıralaması
• Doğru planlama
• Beklemeleri azaltmak
• Ekiplerin odaklanabilmesi
• Kararların zamanında alınmasıdır
Yani hız;
panikten değil,
belirsizliğin azalmasından doğar.
İyi yönetilen projelerde insanlar daha az bağırır.
Daha az “acil” vardır.
Ama işler daha hızlı ilerler.
Çünkü sistem düşünülmüştür.
Sonuç
“Acil” kelimesi çoğaldıkça değersizleşir.
Gerçek öncelik;
netlik,
sakinlik,
ve disiplin gerektirir.
Şantiyelerde sürekli kriz yaşanması çoğu zaman işin doğası değil;
süreç eksikliğinin sonucudur.
İnşaatta sürdürülebilir hız,
panikle değil;
öncelik yönetimiyle oluşur.
Çünkü iyi projeler,
en çok koşanların değil;
en doğru sırayla ilerleyenlerin projeleridir.
Com Metraj'da Bu Hafta👇
Donatı Birim Ağırlıkları...
Kamunun standart donatı birim ağırlıkları... Bir de sahaya gelen donatının farklı birim ağırlığıkları... Peki hangisin kullanıyoruz?
Hemen izleyin! 👇👇👇
KÜNYE
Sektörde 42. yılını tamamlamak üzere olan bir inşaat mühendisi olarak gerek yurt içinde, (Avrupa Konutları TEM (3114 Konut) - Silivri L Tipi 6 Adet Kapalı Cezaevi - Akşehir Cezaevi - Fethiye Cezaevi) gerekse yurtdışında (İran/Qazvın - Irak/Rafah-City) birçok projede uyguladığım bu çalışmaların ülkemiz genelinde de uygulanmasını, milli servetin israf edilmemesini ve artan maliyetlerin kontrol altında tutulmasını amaçlayarak iş bu makaleyi kaleme aldım.
İnşaat Projelerinde Zaman Neden Hep Yanlış Tahmin Edilir?Çelik Hasır Optimizasyon Nedir? Nasıl Yapılır?
Geçici Kabul İşlemlerinde Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar Nelerdir?